22 Ağustos 2015 Cumartesi

Luana Lewis | Siginak

An itibariyle erkek cinsinin buyuk kismindan nefret ediyorum. Kiminin suratini rendelemek, kimininkini ise minik bir igneyle delik desik etmek istiyorum cunku az once Siginak'i bitirdim.

Siginak tam bir "psikolojik" gerilim romani cunku ana karakterlerin cogu psikologlardan ve psikiyatristlerden olusuyor. Dolayisiyla sayfalar arasinda hem doktorlarla hem hastalarla hem de kurbanlarla karsilasiyoruz. Hatta ayni anda hem doktor, hem hasta hem de kurban olan bir kadinla. Stella'yla. Stella lanet olasicanin teki yuzunden cok buyuk bir travma geciriyor ve onca egitimine, meslegine, dostlarina, cevresine ragmen her seyi arkasinda birakip dort duvar arasina kapaniyor. Guvenli oldugunu dusundugu tek yere kilitliyor kendini ama orasi dunyanin geri kalanindan cok daha tehlikeli...

Kitapta ayni anda uc farkli zaman ve uc farkli mekan ele aliniyor. Yazarin aslen bir psikiyatrist olmasi nedeniyle kitaptaki karakter tasvirleri ve psikozlar son derece guclu. Hele eger bir de depresyon ya da duygulanim bozuklugu gecmisiniz varsa bahsi gecen ilaclari ve onlarin zihniniz uzerindeki etkisini de hissedebiliyorsunuz. Tam bir kapana kisilmislik hali. Siddet. Manipulasyon. Nefret. Hatta o parcalanmis karakter, madde bagimliligi ve caresizlik gibi hisleri Trendeki Kiz'dan cok daha iyi verdigine inaniyorum.

Kitabin cevirisi de ufak tefek edisyon ve baski hatalari haricinde gayet akiciydi. Kitabim orjinal olmasina ragmen bazi sayfalarin sag alt kosesinde bir iki kelime cikmamisti. Yine de basit ve kolay tahmin edilebilir kelimeler oldugundan bunu da cok sorun etmeyecegim. Beni rahatsiz eden sey, ingilizce isimlere yazilislarina gore ek getirilmesiydi. "Roger'e", "Blue'nin" deyip durmus cevirmenler - evet, kitabin iki cevirmeni var. O yuzden okuma sirasinda zihnimdeki otomatik duzeltme fonksiyonunu hic kapatamadim.

Guzeldi Siginak. Ama en onemlisi gercekciydi. Cevremdeki onlarca kadini gordum Stella'da. Iste o yuzden dehset vericiydi.
Iyi okumalar,
Asli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder