6 Mayıs 2015 Çarşamba

Jane Casey | 5. Kurban

Acaba imdat diye bağırsam beni kurtarmaya gelir misiniz?

Çok çalışıyorum, Jennifer Armentrout'un yeni serilerinden biri olan Wicked Saga serisinin ilk kitabını çeviriyorum; dolayısıyla yorgunum, uykusuzum, klavyedeki tuşlara her dokunuşum sırtımdaki kulunçlardan tuhaf sesler yükselmesine neden oluyor. Haliyle, bir ay önce okuyup bitirdiğim kitabın yorumunu şimdi yazabiliyorum. Aslında hiç yazamama ihtimalim de vardı. Böyle düşününce geç olsun, güç olmasın deyiveriyor insan.

5. Kurban'ı ilk çıktığı zaman temin etmiş ama son derece kabarık okuma listem yüzünden bir türlü elime alamamıştım. Son zamanlarda zihinsel açıdan yorucu, düşünmemi ve hatta sürekli sorgulamamı gerektiren kitaplar okuyunca bir mola vermenin zamanıdır dedim ve gözlerim, raflarımda durmasına rağmen henüz okumadığım polisiyelere kaydı. Ve bir anda kendimi 5. Kurban'a uzanırken buldum.

5. Kurban, Jane Casey'nin okuduğum ilk kitabıydı ve keyifle okuduğumu itiraf etmeliyim. Sürükleyici ve çoğu yerde kıkırdamama neden olan bir kitaptı lakin çok iyi bir çevirisi olmasına karşın kitabı ana dilinden okusaydım çok daha fazla eğlenebileceğimi düşünüyorum zira Jane Casey'nin kelime oyunlarının bir çoğu çeviri sırasında kaybolmuş. Aslında tek bir Çevirmen Notu ile herkesin anlayabileceği kıvama getirmek varken sadece İngilizce bilen insanların anlayabileceği seviyede kalmış o kelime oyunlarıyla yapılan küçük şakalar. Mesela, soruşturmanın başındaki adam olan Godley'e, olup biten hemen her şeyden haberi olduğu için ekiptekiler God diyorlarmış. Öyle güldüm ki buna. Lakin ÇN koyulmadığından İngilizce bilmeyen biri için tamamen manasız bir cümle olarak kalmış. Yine de kusursuza yakın çevirisinden ötürü Selin Yurdakul'u ve kitabın editörünü tebrik etmek lazım.

Bu arada, aynı hatayı ben de yapmayayım. God, İngilizce'de Tanrı demektir. :)

Kurbanlarını önce dövüp sonra yakarak öldüren bir seri katilin peşine düşen ekip, karşılarına çıkan beşinci kurbanla aynı anda iki vakayı soruşturmaya başlıyor çünkü beşinci kurbanda, diğerlerinden farklı olan bir şeyler var. Medyanın Ateşçi adını verdiği katile özenen bir taklitçinin ortaya çıkmış olabileceğinden endişelenen Godley, bu vakayı soruşturması için ekibin tek kadın elemanı Maeve'e veriyor.

Maeve'in, yine ekibin tek kadın üyesi olmasından mütevellit, yaşadıkları fazlasıyla tekrarlanarak gözümüze sokuluyor gibi hissettim sadece bir ara. Evet, kadın polislerin iş arkadaşlarının taciziyle karşılaştığını biliyoruz lakin dönüp dönüp aynı şeylerin tekrarlanması biraz sıkılmama neden oldu. Hatta bazı yerlerde acaba yazar bundan 100 sayfa önce söylediği cümleyi kopyalayıp bir de buraya mı yapıştırmış diye düşünmedim değil. Ama yine de keyifliydi. Sakin sakin uzanıp okunabilecek akıcı bir kitaptı. Lakin bir süre sonra konusuna dair bir şeyler hatırlarken zorlanmanız da mümkün zira sürükleyici olmasına rağmen vurucu bir kitap değil 5. Kurban.

Ben sevdim çünkü tam da böyle bir kitaba ihtiyacım vardı.
Doğru zamanda okursanız sizin de seveceğinizden eminim. Sadece beklentilerinizi çok yüksek tutmayın:)

Sevgiler,
Aslı


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder