28 Ağustos 2014 Perşembe

Agatha Christie | Porsuk Ağacı Cinayeti

Son bir aydır, inanılmaz bir tempo içinde çalışıyor, okuyor, çeviriyor, tırmanıyor ve toplantılara katılıyorum. Öyle bir hale geldim ki okuduklarım hakkında çok severek yazdığım yazılara bile ara vermek zorunda kaldım. Neyse ki "hiçlik bile sonsuza dek süremiyor" ve hayat, hızlandığı gibi yavaşlamayı da biliyor.

Zihnimin koşuşturmacaya değil, sakinliğe ancak aynı zamanda akıcılığa ihtiyacı vardı. Bu nedenle, bundan seneler önce İngilizcesini okuduğum Porsuk Ağacı Cinayeti'ni elime aldım. Kitabın orijinal adı, "A Pocket Full of Rye" idi; dolayısıyla, kitabın ilk bölümünü okuyana kadar aynı kitap olduğunu anlamam mümkün olmadı:) "Neyse," dedim; "elime bir kere aldım, okuyacağım!" zira kitabın orijinalini çok sevmiş, M.Ö. 592 yılında henüz MSN kullanırken, bu kitaptaki cümlelerden birini çok uzun bir zaman boyunca iletim yapmıştım.

"Old sins cast long shadows." 

Eski günahların gölgeleri uzun olur.

Porsuk Ağacı Cinayeti, Miss Marple'ın konu edildiği en güzel kitaplardan biri bence. Hatta, Christie'nin yazdığı en keskin virajlara sahip kitap dahi olabilir. Zaten, oldum olası Poirot'u pek sevememiş, Marple'ın adı geçtikçe yüzüme bir gülümseme oturmuştur. Marple her nasıl betimlenirse betimlensin, adı geçtiğinde benim gözümün önüne gelen şey, hafif toplu, kısa boylu, pespembe yanaklı, beyaz saçlı, bir İngiliz Adile Naşit'i. Neden bilmiyorum, ancak hep böyle hissettim.

Porsuk Ağacı Cinayeti, zengin bir işadamının ofisinde zehirlenerek öldürülmesiyle başlıyor. Bu noktada çizilen genel hatlar, tam bir Yeşilçam filmi. Zengin adamın, etliye sütlüye dokunmayan ilk karısı ölür. Adam gidip hemen para düşkünü, taş gibi, genç bir kadınla evlenir. Diğer yanda, adamın tamamen farklı karakterlere sahip iki oğlu vardır. Bunlardan gözünü para ve hırs bürümüş olan oğul eşiyle birlikte, babasının Porsuk Ağacı Kulübesi adı verilen konak tipi evinde kalırken diğeri tam bir serseridir, mirastan men edilmiş, aileden kovulmuş, Güney Afrika'ya gitmiş ve oralarda evlenmiştir. Ve derken bu arkaplanda cinayetler işlenmeye başlar. Hikayenin ortasında Marple çıkagelir ve her zamanki gibi, olayları bir çırpıda çözüverir.

Kitap keyifle okunabilecek klasik bir Christie romanı; dil, Altın Kitaplar'ın Agatha Christie serisinde sergilediği vasat çeviri düzeyinde; Agatha Christie'nin bir kitabını Goodreads'ten bulmak istediğimizde kitabın orijinal adını tahmin edebilmek mümkün değil; her şey alıştığımız gibi yani. :)

Keyifli okumalar,
Aslı

3 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Hoş bulduk ve çok teşekkür ederim:)

      Sil
    2. Aslı hanım merhaba .Bu yazın güzel bir süprizi oldunuz benim için. tesadüfen gördüm ama bayıldım.Hem polisiye üstüne Agatha Cristie süper bir şey.Yıllardır Agatha Cristienin tüm kitaplarını hem topladım hem de okudum.Bence onun gibisi az.Bu yaz sizin önerilerinizin listesini çıkardım.Bir kısmını okudum ve okuyacağım.Ben de size bazı kitaplar öneririm belki.Size teşekkür ederim.Sevgiyle kalın..

      Sil