4 Haziran 2014 Çarşamba

Stephen King | Sis

Stephen King romanlarini severim. Ozellikle Duma Adasi diye bir kitabi vardir ki benim gibi bir polisiye-gerilim okuyucusunun bile bir hafta boyunca isiklari acik birakarak uyumasina neden olmustur. Oteki yandan Karanlik Oykuler gibi hikaye kitaplarindan pek hoslanmiyorum. Cok tercih edilmeyen hikaye turunu okunabilir kilmak icin kurguyu fazla abarttigina inaniyorum.

Gectigimiz ay Istanbul'daki yogun sis, Stephen King'in Sis isimli bir kitabi oldugunu hatirlatmisti bana ama okunacak oyle cok kitabim vardi ki alisveris listeme eklememistim. Bu aralar beynimdeki bir rahatsizliktan oturu yalniz kalmamam gerekiyor; bu nedenle bir arkadasimin ailesiyle kaldim haftasonu boyunca. Yanimda kitabim da vardi ama kitaplikta Sis'i gorunce dayanamadim ve okumaya basladim, nitekim uc gunde de bitti. Ama kitabi elime alip da Goodreads'e ekleyene kadar bir hikaye kitabi oldugunu bilmiyordum. Bilseydim biraz daha temkinli davranabilirdim.

Acikcasi kitabi pek begenmedim; kitaba adini veren Sis isimli hikayedense Maymun ve Tanrilarin Bilgisayari isimli hikayeleri daha cok sevdim. Hatta Tanrilarin Bilgisayari'ndan cok underground bir gerilim kitabi cikabilecekken hikaye seklinde yazilmasiyla kurgunun heder oldugunu dusundum. Ve hatta Click isimli Adam Sandler filmini aklima getirdi sikca.

Kitapta, belki de icinde bulundugum donemden oturu, hayata baglilik ve hayatta kalma temali cok sayida guzel cumle okudum. Genel olarak kitaptaki hikayelerin tumu hayatta kalma temaliydi zaten; yasamak ugruna neler yapabiliriz? Ve yasamayi gercekten ne kadar istiyoruz? Olum bir kurtulus mudur? Yoksa onemli olan savasmak midir?

Ben savasmayi seciyorum.

Sisler, tanrilarin bilgisayarlari, maymunlar.
Aslı

Bu arada cesitli yerlerden durumumu ogrenip arayan, soran herkese tesekkur ederim. Bana yonelttiginiz sevgiyle kolay kolay olmem ben:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder