5 Haziran 2014 Perşembe

Lee Harris | The Valentine's Day Murder


Artik evlerimizdeki rahat kanepelerde degil, meydanlarda aliyoruz kitaplari elimize.


Cantamizin olmazsa olmazlari arasinda yer alan limonlari ve kitaplari fotograflarda bile birbirinden ayirmiyoruz. Ve biz en iyi yaptigimiz seyi yapmaya devam ediyor, okuyoruz.



Cevirmen olmanin en guzel yanlarindan biri, durmaksizin farkli ulkelerden yeni insanlarla tanisabiliyor olmak ve yeni seyler ogrenebilmek. Onceki hafta boyunca cevirisini yaptigim Irlandalilar, elimdeki Robert J. Randishi kitabini gorunce Lee Harris'i de denememi tavsiye ettiler. O gunun aksaminda kendimi sahafta Lee Harris ararken buldum ve elime gecen ilk iki kitabini hic incelemeye luzum gormeksizin aldim.



The Valentine's Day Murder az once bahsettigim iki kitaptan birincisi. Yaptigim kucuk capli arastirmaya gore Lee Harris cok sayida kitabi olan bir yazar. Kitaplari genellikle iki ayri karakter cevresinde donuyor. Agatha Christie'nin farkli kitaplara bas karakterlik etmis Poirot'unu ve Miss Marple'ini dusunelim; Lee Harris'in The Valentine's Day Murder'inin ana karakteri Christine Bennett, Miss Marple'a karsilik geliyor.



Bennett serisinin 8. Kitabi olan The Valentine's Day Murder, polisiye ya da gerilim olmaktan ziyade akici bir ozel dedektif romani.



Daha once 7 davayi cozen Bennett, beklemedigi bir sekilde hamile kaliyor ancak onune getirilen davanin kendisinde yarattigi heyecanin da ustesinden gelemeyip 3 yakin arkadasin buz tutan gol uzerinden yuruyerek Kanada'ya ulasmalari sirasinda gerceklesen olumleri incelemeye basliyor.



Olaylarin bir anda gerceklesmedigi ve 30 yil oncesine uzandigini gordukce davaya karsi duydugu ilgi daha da artan Bennett, ipuclarini bir araya getirip hala yasiyor olma ihtimali bulunan Valentine'a ulasmaya calisiyor.



The Valentine's Day Murder aksiyondan uzak ancak yine de oldukca akici bir kitap. Sayfalari "N'oluyor lan!?" diyerek cevirmiyorsunuz lakin o sayfalar eninde sonunda cevriliyor. Zaten 250 sayfa civarinda olan kitabi neredeyse hic fark etmeden 3 gun icinde okuyup bitirmisim; dolayisiyla dilinin de oldukca yalin oldugunu soyleyebilirim.



Kitabi iki gun once bitirmis olmanin verdigi hisle, bu kitaba dair unutmayacagim cumlelerin cocukluk arkadasliklarina dair olanlar olacagini dusunuyorum:



"You know how it is with people you grow up with, people who were in first grade with you, you just keep loving them even though your lives take different routes."



The Valentine's Day Murder, illa okumaniz lazim diye bas bas bagiracagim bir kitap degil ama akici, sakin, yalin... Ve pek tabii ki televizyonda Penguen Belgeseli izlemeye tercih edilir!



Opucukler.
Aslı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder