5 Haziran 2014 Perşembe

James Patterson | Pop Goes The Weasel


Duramiyorum. Kendimi durduramiyorum. Durmaksizin James Patterson okuyor ve boylesine zekice kurgular yazabilen bir adami bu kadar gec kesfettigim icin arada kendime lanet ediyorum.


Pop Goes the Weasel, klasik bir Alex Cross hikayesi ancak polisiyeseverlerin yani sira FRP tutkunlarinin da keyifle okuyabilecegi bir kitap. Sayet "fantastic role playing" kavramindan hoslanmiyorsaniz katilin motivasyonunu sacma ya da anlasilmaz bulabilirsiniz. Bu nedenle, FRP'ye ilginiz yoksa farkli bir James Patterson romanina yonelmenizi oneririm.

Katilin kitabin sonunda sasirtici bir sonla ortaya ciktigi alisilagelmis polisiyelerin aksine Pop Goes The Weasel, size katili tanitarak basliyor. Aslinda, Alex Cross'un hikayesinden cok katilin hikayesini, motivasyonunu, hislerini okudugumuzu soyleyebilirim. Bu durum kimi sayfalarda adrenalinin dusmesine neden olsa da derin bir nefes alip okumaya devam ederseniz belirli bir noktadan sonra yeniden heyecan duymaya baslayabilirsiniz.

Geofry Shaffer, siyasi dokunulmazligi olan bir buyukelcilik calisani. Sapkin egilimlerinin yani sira The Four Horsemen (Mahserin Dort Atlisi) adi verilen fantastik bir oyun oynuyor. Oyun, zaman icerisinde bir bagimliliga, o bagimlilik ise Shaffer'in yegane gercekligine donusuyor. Zaten psikopatik egilimleri olan Shaffer'in oyundaki karakteri Death (Olum), sehrin varos kesimlerinde ardi arkasi kesilmeyen cinayetler isliyor. Lakin Shaffer arkasinda hicbir ipucu birakmadigi ve her seferinde farkli bir oldurme yontemi denedigi icin katili yakalamak soyle dursun, kurbanlarinin kimlikleri bile tespit edilemiyor.

O sirada Alex Cross, Jane Doe Cinayetleri adini verdigi cinayetleri cozmeye calisiyor ancak o ve birkac arkadasi disinda, olen onlarca kadini kimse onemsemiyor. Cunku o insanlarin birbirini (!) oldurmesini, toplumun kendi kendini temizlemesi olarak goren onlarca insan var.

Cinayetleri kisisel bir olay haline getiren Alex, Shaffer'a yaklastikca karsisina cok baska bir problem cikiyor; diplomatik dokunulmazlik! Katilin karsisinda durup isledigi suclardan oturu ona dokunamamak Alex'i yiyip bitiriyor. Ve kedi-fare oyunu, kanli bir akil oyununa donusuyor.

Shaffer'in dokunulmazligi nedeniyle kitabin belirli bir miktari akil oyunlari ve mahkeme sahneleri uzerine kurulu. Dolayisiyla hikaye her ne kadar surukleyici olsa da bazi noktalarda "Kac sayfam kalmis ki?" sorusunu sormak durumunda kaliyorsunuz.

Pop Goes The Weasel tek basina ele alindiginda kurguyu suslemek icin kullanilan bazi premature olaylar haricinde guzel, akici ve akil dolu bir kitap. Lakin James Patterson'un en fazla iki gun icinde bitirilen adrenalin bombalariyla kiyaslandiginda "fena degil iste" seviyesinde kaliyor.

Kitabin nispeten daha az heyecan verici olmasinin yani sira bir de Turkce cevirisinin olmamasi gibi bir problem var. Diger yandan, ceviriyi ben de bulamamis olabilirim zira Pop Goes The Weasel ayni zamanda bir sarki sozu, dolayisiyla kitap cevirmeni tarafindan cok farkli bir sekilde lokalize edilmis de olabilir.

Fark ettiginiz uzere Double Cross ile ilgili yazimda "kitabi begenmekten ölüyorum" cigliklari atan ben, "Illa bu kitabi okuyun" demeyecegim, diyemeyecegim. Ancak, James Patterson'a dair benimkine benzer bir takintiniz varsa da okumadan gecmeyin.

Opucukler, cicekler, bocekler, surukleyici polisiyeler. 
Aslı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder