5 Haziran 2014 Perşembe

James Patterson | Jack & Jill

Bir suredir farkli yazarlara ait kitaplar okuyor ve kendimi James Patterson saplantisindan kurtarmaya calisiyordum zira, James Patterson'un tarzina o kadar alismistim ki kitaplari uzerimde gerekli etkiyi yaratamiyordu. Bu nedenle ture bagliligimi korumak kaydiyla farkli yazarlara yonelmistim. Ancak gecen gun Kadikoy'de yururken ve kitapcilari gezerken birden Patterson'un en az bir senedir aradigim kitaplarina denk geldim. Hem de ikinci el. Hem de tanesi 7,5 TL! Sonuc? I am back to Patterson!

Jack & Jill, benim icin bir cok acidan bir ilk oldu. Oncelikle Turkce okudugum ilk James Patterson romaniydi. Cevirisi her ne kadar okunabilir olsa da beni cok rahatsiz eden bazi hatalar da vardi. Kendini sadece kitaba veren ve benim gibi mesleki deformasyona ugramamis kisiler icin bu durum cok onemli olmayabilir ama benim icin 100 km hizla giderken duvara carpip geri sekmek gibiydi.

Ikincisi, Alex Cross serisinde ilk defa bu kadar geriye gittim. Cross'un karakterinin nereden nereye geldigini gormek, James Patterson'un Cross'u nasil hazmettigini gormek keyifliydi. Hani insan annesinin de gecmiste cocuk olduguna inanamaz da cocukluk fotograflarini gorunce bir garip olur. Iste oyle bir histi.

Jack & Jill'de iki ayri cinayet senaryosu donuyor. Bir ona, bir buna gidiyor ve arada Alex'in kendi agzindan yaptiklarini ve dusuncelerini okuyoruz. Oteki yandan, Patterson iki hikayeyi bir arada gotururken bence bazi stratejik hatalar yapmis. Ornegin, cocuk katili vakasina gecmeden once Jack & Jill olayinin biraz durulmasini saglamis. Bu nedenle sayfalari isik hizinda ceviremedim ama yine de haksizlik etmek istemem. Guzel bir polisiyeydi. Okuma suresi en fazla 3 gun olanlardan. Sehrin bir bolgesinde kucuk cocuklar vahsice oldurulurken kendilerine Jack ve Jill adini veren iki katil de unluleri hedef aliyor. Her cinayet mahalinde bir siir birakan ikili, Amerika'nin devlet sistemini kokunden sarsacak bir plan yapiyor. Ve tabii ki Alex Cross bu iki dava arasinda bir oraya bir buraya savruluyor.

James Patterson'un Alex Cross serisiyle ilgili ilk yazimda seriyi siraya bagli kalmadan okuyabileceginizi soylemistim. Hala fikrimi degistirmis degilim. Ancak bu kitabi okurken gordum ki siraya bagli kalinmasi ayri bir zevk verebilirmis. Iki kitap sonra Alex'in hayatinda neler olacagini bilmek okuma zevkini biraz baltaliyor gibi.

Ama sonucta Alex Cross'tan bahsediyoruz.
James Patterson diyoruz.
Okuma zevki ne kadar alt ust edilebilir ki?

Huzurlu Pazar okumalari!
Sevgiler.
Aslı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder