5 Haziran 2014 Perşembe

Harlan Coben | Oyunbozan


Oyunbozan okuduğum ilk Harlan Coben romanıydı. Nispeten ağır kitapların üzerine okuduğum, çerez niteliğinde, eğlencelik, hoşça vakit geçirilebilecek bir kitap ve tabii ki benden bekleneceği üzere(!) bir polisiye! 


Myron Bolitar isimli bir spor menajeri, eski sevgili meselesi yüzünden kendini bir cinayet soruşturmasının içinde buluyor - zira bu erkeklerin başına ne geldiyse kadınlar yüzünden gelmiyor mu!? Bir yandan spor piyasasında dönen kirli oyunlar göz önüne serilirken ki bunları çoğumuzun önemsediğini sanmıyorum, diğer bir yandan bahsettiğim cinayet soruşturması gittikçe ilginç bir hal alıyor, fuhuş bataklarına, yakın dövüş ustalarının kol kemik kırma sanatlarına, porno dergilere girip çıkıyor ve sürpriz (!) bir sonla bitiyor.



Oyunbozan’ı okuduğumdan beri bir ay gibi bir süre geçti ancak isimlere ve olaylara dair hafızamı zorlayacak bir kitap olmadığından sadece kitaba dair genel kanımı aktarabiliyorum. Kitap cidden eğlenceliydi, Myron ile zibidi ortağının konuşmaları, çok kişiyi ti'ye alan diyaloglar, dalgalar, vs… Nitekim beni cidden güldürdü, eğlenceli zaman geçirmemi sağladı! Ancak polisiye roman adına ne buldun derseniz üzülerek pek bir şey bulamadığımı itiraf etmek durumundayım. 



Hazır sonbahar da geliyorken yağmurlu bir hafta sonu ele alınıp, iki üç günde bitirilesi bir kitap olan Oyunbozan’ı okuyun demiyorum lakin okumayın da demiyorum. Üst üste ağır kitaplar okuduysanız ve beyninizin bir molaya ihtiyacı varsa okuyun. Diğer bir yandan, polisiye dediğin kemiklerimi titretmeli heyecandan diyorsanız sizi bir sonraki kitaba yönlendireceğim (Bkz. Ted Dekker Kutsal Meclis).


Sevgiler,
Aslı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder