5 Haziran 2014 Perşembe

Carlene Thompson | Since You Have Been Gone


Since You've Been GoneMerhaba!


Uzun zamandır yazamıyorum ancak ev ödevimi ziyadesiyle yapıyorum; merak etmeyin! Hakkında yazacağım onlarca kitap vardı elimde ancak diğer yandan dünyanın en tembel insanıydım! Derken, izleyici sayımızın 1000'i geçmiş olması birden silkinip kendime gelmeme neden oldu; kendinizi bir dizi polisiye kitap okumaya hazırlayın!

Carlene Thompson'ın Since You Have Been Gone'ını İstanbul'daki kitapçılardan birinden, kelepirden aldım. 1 TL idi ve tam olarak bu sebeple, aldım denemez, üstüne atladım denebilir. Yazarı hiç duymamıştım, kitaba dair tek bir fikrim yoktu. Sadece kitabın üzerindeki "Don't Close Your Eyes'ın Yazarından" yazısını görünce "Demek ki kadının en az bir kitabı bir ara ortalığı sallamış" diye düşünerek kitabı satın aldım. 

Her ne kadar kitabın adı romantik bir aşk kitabı hissi veriyor olsa da kitap, benden bekleneceği üzere bir polisiye.

Rebecca bir psişik. Çocukluğundan beri yaşadığı onlarca öngörü birçok olayın çözülmesini sağlarken yeteneği en gerekli olduğu anda işe yaramıyor; kardeşi kaçırılıyor ve fidyenin ödenmesine rağmen ölü olarak bulunuyor. O noktada herkes Rebecca'yı suçlamaya başlıyor, küçük kız birden herkesin parmakla gösterdiği, arkasından pısır pısır konuştuğu, üzüntüsünü içine atan, babasız, annesini de alkole kaptıran genç bir kız haline geliyor. Bunun üzerine Rebecca, yaşadığı o küçücük kasabadan şehre kaçıyor, yeni bir hayata başlamak üzere...

Lakin yıllar sonra yaşanan bir olay kasabaya geri dönmesine neden oluyor. Ailesinden başka bir çocuk kaçırılıyor. Ve yine tüm gözler tam o sırada kasabaya dönen Rebecca'ya kilitleniyor. 

Rebecca'nın üzerinde hissettiği baskı, korkuları, ailesiyle olan ilişkileri, çocukluk aşkıyla bir araya gelişi, olayların birbirine bağlanışı... Bu kitap, güzel ve sürükleyici bir kitap yazabilmek için gizemli örgütlere, devlet sırlarına, abidik gubidik işlere girilmesine hiç de gerek olmadığını gösteriyor. Kitabın dili çok yalın, olaylar hepimizin başına gelebilecek olaylar... Ancak polisiye bir kitapta olması gereken heyecan unsuru tüm gücüyle ayakta duruyor!

Çok sevdim ben! Çok!

Her ne kadar tüm polisiye severlerin bu kitabı okumasını istesem de ne yazık ki Carlene Thompson'ın tek bir kitabı bile Türkçe'ye çevrilmemiş. Buna ek olarak, İngilizce'sini de ne kadar bulabilirsiniz bilemiyorum, zira benimki tamamen şans olmuş!

Bu kitabı okuduktan sonra çevremdeki tüm sahafları gezdim. Kadının Don't Close Your Eyes'ını da okumak istiyorum ancak hiçbir yerde bulamadım. Biraz soruşturunca kitabın Türkiye'de olmadığını öğrendim ki çok ciddi bir hayal kırıklığı yaşadım! Belki diyorum... Belki, aranızda yurtdışında yaşayanlar vardır; belki Don't Close Your Eyes'a denk gelirsiniz... Belki benim için satın alırsınız? Ve belki bana gönderirsiniz! Tüm masraflarını karşılamaya ziyadesiyle hazırım! Belki o kitabı bulabilecek kadar iyi bir şirin olmuşumdur! Lütfen olmuş olayım! Lütfen!

Kitabın en sevdiğim cümlesini paylaşmadan da edemeyeceğim!

To find a killer, she'll have to face what she fears most - her own mind. 

Öpücükler!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder