4 Haziran 2014 Çarşamba

Agatha Christie | Cinayet Alfabesi

Kimi zaman kitaplar konusunda oyle takintili oluyorum ki okuyup da buraya yazmadigim ve dolayisiyla hatirlamadigim kitaplari yeniden okumaya basliyorum; kitabin konusunu unutmak ayipmis gibi hissediyorum:) Bu takintimin uzerine bir de son zamanlarda okudugum en kisa kitap 450 sayfa olunca beynimi dinlendirmemin zamani geldigini dusundum ve elime bir Agatha aldim. 

Agatha Christie'den bahsetmeme luzum var mi; en azindan bir kitabini okumamis olaniniz var mi bilemiyorum. Agatha benim icin uzay boslugunda ziplenmis polisiye gidibir. Cogu kitabinda olayin gectigi yerler detayli bir sekilde betimlenmez; parmak izleri, kan ya da cinayet silahi gibi fiziki kanitlar gram onem arz etmez. Onemli olan tek sey Poirot'un gri hucreleridir.

Cinayet Alfabesi / ABC Murders farkli kasabalarda islenen cinayetleri konu aldigindan aslinda diger Poirot kitaplariyla kiyaslandiginda biraz farkli. Curetkar bir katil Poirot'a kiskirtici mektuplar gondererek bir sonraki cinayeti nerede ve ne zaman isleyecegini soyluyor ve birakin kendisiyle dalga gecilmesini, biyigiyla bile dalga gecildiginde sinirlenen Poirot, cinayetleri durdurabilmek icin kisilerin hatiralarina ve bir de tren tarifesine guvenmek zorunda kaliyor.

Cinayet Alfabesi, Poirot serisinin bence vasat bir ornegi; evet, kitabin sonunda Poirot katili ve onu nasil buldugunu aciklarken sasiriyorsunuz ama yine de buradaki hikayenin biraz zorlama oldugunu dusunuyorum. 

Neyse; alti ustu 175 sayfa olan bir kitabi daha fazla anlatmasam iyi:)

ABC'ler, cinayetler ve kucuk gri hucreler.
Aslı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder